Ana içeriğe atla

Kayıtlar

GÖSTERİ PEYGAMBERİ

Yazar yarattığı Tender Branson karakteri ile, kitap boyunca popüler kültüre, tüketim çılgınlıklarına, dinlere mezheplere taşlamalar yapmış. Şan şöhret hayalleriyle yanıp tutuşan hayalperestlere güzel mesajlar vermiş. Tender Branson yani namı diğer Gösteri Peygamberi, Creedish mezhebinin bir üyesi. Kilisede eğitilerek zamanı geldiğinde dış dünyaya hayatı boyunca çalışmak için gönderilen yüzlerce mezhep üyesinden bir tanesi. Kilisenin, mezhep üyelerinin kaderlerini belirleyip kendi iradelerini yok eden kapalı bir yapısı var. Kilise eğitiminin amacı, üyeleri kölelik için dış dünyaya hazırlamak. O yüzdendir ki, Branson'un bu dünyada attığı her adım, başına gelen her olay okuyucuya çok tanıdık geliyor. Kitap, o kuyucuya kendisinin bu kurgulanmış hayatın neresinde sahne aldığını sorduruyor. Kitabın orjinal ismi  "Survivor" ama konu, medya tarafından oluşturulan şov amaçlı sahte bir peygamberi ele aldığı için böyle bir isim uygun görülmüş sanırım. Kanımca da, içerikle son derece...
En son yayınlar

J A R

Yazarın ilk okuduğum kitabı Haw, doksanlı yılların güneydoğusunu yazgısı bozuk duygusal bir köpeğin etrafından kara mizahla anlatmakta, dönemin fotoğrafını farklı bir açıdan gözler önüne sermektedir. Şekil itibariyle sıra dışı bir fabl olsa da, konusu klasik olduğu için pek ilgimi çekmemişti aslında. Fakat, romanın konusu ve kurgusu bir yana, yazarın kaçırmış olduğum şairane dilini ve anlatım gücünü itiraf etmek zorundayım. Kemal Varol, Jar romanında da, aynı Haw'da olduğu gibi doğduğu kasabayı kitabına taşımış. Makam Dağı'nın eteğinde anason kokularının alabildiğince yayıldığı Arkanya, yani Diyarbakır'ın Ergani ilçesi. Hayatta bir çok şeyi ıskalamış, başka bir memlekete gitmeyi hayal bile edemeyen, sürekli kaybetmiş, devletle savaşmak için sırasını bekleyen, kin ve nefret duygularıyla beslenen bir dolu insanı hüzün ve kederle konuk etmiş Arkanya. Yıl 1983. Cunta geleli 3 yıl olmuş ve haliyle de sıkıyönetim biraz gevşemiş Arkanya'da. İnsanlar rahat rahat olmasa da, kend...

K Ö R L Ü K

İnsanların var oluşundan bu yana üzerine vazife edindiği doğayı terbiye etme çabaları ve doğa karşısında ne kadar güçsüz olduğumuz konusunu çok yalın bir dille anlatan eşsiz bir yapıt. Saramago, eserinde hiç bir özel isime yer vermemiş ne kahramanların adlarını belirtmiş, ne ülke ne de bulundukları şehrin ismini kullanmış ama kitap 1998 yılında sahibine Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandırmaktan da geri kalmamış. Saramago'nun bu kitabı çok büyük bir tesadüf eseri pandemi günlerinden önce elime geçti ve beni karantina günlerine psikolojik olarak hazırladı. Çünkü kitapta bir anda,  toplumsal görme bozukluğu felaketine uğrayan insanların düştüğü durumlar, günümüzdeki Covid-19 salgınının manzaralarını çağrıştırıyor. Çok ilginçtir ki, kitabın sonunda insanlar salgından kendi çabalarıyla değil, doğanın onlara bir lütfuyla kurtuluyorlarlar. Saramago'nun eserinde, insanın doğa karşısındaki çaresizliğini okurken, gözümün önüne hep konuşulan sosyal mesafe, hijyen, sokağa çıkma yasağı vs....

Satrançta Büyük Ustalar Modern Görüşler

Bu eserin sahibi Richard Reti (1889-1929) Pezinok'ta doğmuş Viyana Üniversitesi'nde matematik ve fizik eğitimi almış ve aynı zamanda da satrançla yakından ilgilenmiştir. 1924 yılında New York Turnuvası'nda Dünya Şampiyonu yenilmez satranççı Capablanca'yı kendi açılış düzeniyle mağlup edince, kendi sistemini tüm satranç camiyasına duyurmuştur. Reti'nin kendi sistemiyle Capablanca'yı mağlup etmesi eski satranç anlayışına (romantik dönem) savaş açmış genç kuşak satranççıların(hipermodern dönem) yolunu açmıştır. Bu başarı satrançta merkez kontrolü tanımının tekrar değerlendirilmesine neden olmuştur. Reti kitabında satranca, derin sezişlerle kavranabilen ince ilişkilerin ustalıkla yoğrulacağı bir sanat alanı olarak baktığını söylemektedir. Öyle ya, yüzyıllar sonra alışılagelmiş açılışları değil de, kendi sistemini yaratmak ve kabul ettirmek, satranca ancak sanatsal bir alan olarak değer vermekle mümkün olabilir.  Satrançta Büyük Ustalar Modern Görüşler ese...

KA, KAR, KARS ve ORHAN PAMUK

Eser, ihtilalle gelen baskı altında laik antilaik çatışmaları aynı zamanda da etnik sorunları sosyolojik açıdan ele almaktadır. Roman ne kadar siyasi olarak ele alınsa ve lanse edilse de, kurgu ülkenin ve bölgenin sosyolojik temeline oturtulduğu için, yazarın siyasetten çok sosyolojik tespit yaptığı anlaşılmaktadır. Romanın baş kahramanı Kerim Alakuşoğlu yani nam-ı diğer KA. Roman üçüncü bir kişinin ağızından anlatılıyor ve anlatan kişiye de Orhan Bey deniyor. Orhan Bey'in de Rüya adında bir kızı olduğunu, bu yüzden de romanı anlatanın bizzat Orhan Pamuk'un kendisi olduğunu anlıyoruz. Romanda çok ilginç bulduğum bir konu ise Ka'nın 29. bölümdeki altıgen kar tanesi resmi. Ka'ya göre, uzaktan birbirlerine benzeyen insanların aslında ne kadar değişik, tuhaf ve anlaşılmaz oldukları ancak kar yıldızının çözümlenmesi yapılarak bulunabiliyor. Bu yüzden herkesin içsel yaşam haritasını gösteren böyle bir kar kristalinin olduğunu var sayarak, Mantık, Hayal ve Hafıza ana bölü...

SHERLOCK HOLMES dan ALINTILAR

Tümelden tekile, etkenden etkiye, genelden özele geçme yolu yani tümdengelim denince aklıma hemen gelen isim olağanüstü zekası, metodik çalışma şekli ve kusursuz stratejileriyle Sherlock Holmes. Dr. Watson "Kızıl Soruşturma" da Sherlock Holmes ün özelliklerine şöyle değiniyor. - Edebiyat Bilgisi : Sıfır - Felsefe Bilgisi   : Sıfır - Astronomi Bilgisi : Sıfır - Politika Bilgisi : Az - Botanik Bilgisi : Değişken. Genel olarak belladon, afyon ve zehirler konusunda bilgisi iyi. Bahçıvanlık hakkında hiç bir şey bilmiyor. - Jeoloji Bilgisi : Pratik ama sınırlı. Bir bakışta, toprak türlerini birbirinden ayırabiliyor. - Kimya Bilgisi : Çok derin. - Anatomi Bilgisi : Kusursuz ama sistematik değil. - Kriminoloji Bilgisi : Çok fazla. Yüzyılda yaşanmış ve işlenmiş olan bütün cinayet ve skandalları en ince ayrıntısına kadar biliyor. - İyi viyolonsel çalıyor. - Yetenekli bir eskrimci, boksör ve kılıç ustası. - İngiliz yasala...

Faiz Oranlarının Düşürülmesi Masalı

Bu aralar reis-i cumhurun müritlerinden, enflasyonun, merkez bankasının ve diğer bankaların faiz politikalarının yüzünden yüksek oranda açıklandığını ziyadesiyle duymaya başladım. Öyle görünüyor ki bir zamanlar önlerine kemikleri atılıp solcu komünist terörist diye bağırttırdıkları kamu personellerinin yerini RTE fanatikleri almış. Ben bir bankacı olarak Cumhurbaşkanı ve kurmaylarının ayan beyan siyasi baskıyla merkez bankasına “faizleri düşürün yoksa enflasyon aldı başını gidiyor” açıklamalarıyla nasıl müdahale ettiğini ve bu söylemlerle de ülkemizi uluslararası arenada ne kadar komik duruma düşürdüğünü anlatmak istedim. Enflasyon mal veya   hizmetlerin fiyatlarındaki genel düzeyin sürekli artışını ifade etmektedir. Yani enflasyondan söz edebilmemiz için öncelikle mal veya hizmet olması ve fiyatlarda da sürekli bir artış olması gerekiyor. Bir mala bir defa zam gelmesi enflasyonu ifade etmiyor. Onun adı fiyat artışı oluyor. Peki enflasyon nasıl ortaya çıkıyor? Bunu anlayab...